Join for FREE | Take the Tour Lost Password?
Shop deviantART for the
holidays and save BIG!
Click here! :holly:
[x]

deviantART

 

sivilsozluk.com

Sun May 10, 2009, 11:32 PM
  • Listening to: the badila ensemble - dances of the mystic riders
  • Reading: Fernando Pessoa - Huzursuzlugun Kitabi
  • Watching: Entre Les Murs
  • Eating: tuzlu ne varsa...
  • Drinking: sicak ne varsa...
sivil sözlük, Söyleyecek sözü olduğu halde bu güne kadar söyleyememiş, susturulmuş, korkmuş ama bilen, bildiğinin arkasında durabilen, tartışmanın üslup gereklerini yerine getirebilen, cümle avcılığı yapmayan, çabuk sinirlenen ya da hiç sinirlenmeyen, sinirlenip çabuk dinginleşen, film çeken/izleyen, kitap okuyan/yazan, resim yapan, fotoğraf çeken, heykel yapan, tiyatroyla didinen, dünyayı felsefenin diliyle anlayan/anlamaya çalışan/anlamak isteyen, hayata dair duruşu/bakışı olan ötekidir. ve kısaca ötekinin diliyle buradakine sesleniştir. baskı altına almak ya da baskıyı doğal sürece eş tutmak bu sözlüğün işi değildir. çelme takmayı sevmez, takmaya kalkanı hiç sevmez.

birlikte üretmek, paylaşmak esastır. aynılık çarkına dişli olanların kerpeteniyiz efendim.sivil, sivilin haldaşıdır, sivilliğin tanımı yeniden anlamını bulana kadar bir sivil yazar bir diğer sivil yazarın el feneridir ve üstelik yolu bildiğimizi hiç söylemedik çünkü yol biziz. bu sözlüğe konu olacak her türlü birikim eksikliğimize delil olacaktır.
koca koca kelimelerimiz ve hiçlik bilgimizle inat etmeye geldik. farkı anlatmak diye bir derdimiz yok, çünkü farkı anlamak için burada yazmak şarttır gibi bir bilgeliğe de açığız. yani sivil sözlük kendini bilir,kendini bilmez, akıllıdır, delidir, yoktur çoktur. inat cümlesi ile sizi selamlarız: varız.

[link]

augusto boal...

Mon May 4, 2009, 12:55 AM
  • Listening to: bandista - de te fabula narratur
  • Reading: Fernando Pessoa - Huzursuzlugun Kitabi
  • Watching: man on wire
  • Eating: tuzlu ne varsa...
  • Drinking: sicak ne varsa...
tiyatronun devrimci büyüklüğünü yaşamamızı sağlayan ustamız augusto boal'ı 1 mayıs 2009 tarihinde kaybettik...

onu tanımlayacak en güzel sözlerden biri olabilir belki fransız şair joe bousquet'nin sözü: "yaralarım benden önce de vardı, ben onları bedenimde taşımak için doğmuşum"


öğrettiklerini unutmadan, yeniden yeniden ve yeniden öğrenerek yolumuzda yürüyeceğiz...

dogallik...

Mon Apr 27, 2009, 2:29 PM
  • Listening to: Sonbahar Film Müzikleri
  • Reading: Fernando Pessoa - Huzursuzlugun Kitabi
  • Watching: Sonbahar
  • Eating: tuzlu ne varsa...
  • Drinking: sicak ne varsa...
Çı;plak bir bedenin güzelliğine sadece giyinik dolaşan ırklar duyarlıdır. Utanma duygusu, tensellik için, enerjinin önüne çıkan bir engel gibidir.

Yapaylık, doğal olandan tat almanın bir yoludur. O uçsuz bucaksız tarlalardan burada yaşamadığım için zevk aldım. İnsan baskı altında yaşamamışsa, özgürlüğün değerini ölçemez.

Uygarlık doğaya bizi öğretir. Yapaylık; doğal olana yaklaşmanın yolu budur.

Bu arada, yapayı doğal sanmaktan kaçınmalıyız.

Fernando Pessoa - Huzursuzluğun Kitabı

huzursuzlugun kitabi

Mon Apr 6, 2009, 1:19 PM
  • Listening to: Marianne Faithfull - Strange weather
  • Reading: Fernando Pessoa - Huzursuzlugun Kitabi
  • Eating: tuzlu ne varsa...
  • Drinking: sicak ne varsa...
yaşamak, başkalarının niyetleriyle örgü örmektir. Bununla birlikte, ömür süresince zihnimiz özgürdür ve bütün beyaz atlı prensler, ucu kancalı fildişi tığla iki ilmek atımı süresince, kendi büyülü bahçelerinde gezinebilir. varlıklarla yapılan tığ işi... Aralıklar... Hiçbir şey...

Huzursuzluğun Kitabı - Fernando Pessoa

KIRILIR

Mon Mar 9, 2009, 2:20 PM
  • Listening to: Song Ohia - Being in love
  • Reading: Ursula K. Le Guin - Dünyaya Orman Denir
  • Eating: tuzlu ne varsa...
  • Drinking: sicak ne varsa...
kafa kırılır, kol kırılır, parmak kırılır, bel kırılır, bacak kırılır, ayak kırılır, kalp kırılır...

insan kırılır...

Journal History

Site Map